Finlandiya’dan tıp, bilim, hayat, insan, doğa, kültür, tarih. Yazan: Çağrı Yalgın

Fin Kültürü ve Ahlâk Bilgisi

Osman Ali Soukkan’dan savaşa dair

Osman Ali Soukkan, Finlandiya Tatarları’nın önemli isimlerinden. Tatarların resmî ve dinî kurumu olan Finlandiya İslâm Cemaati’nin 1961-1982 yılları arasında başkanlığını yapmış.

Ben kendisini Türkiye’deki bir sahaftan satın aldığım Duygu Dalgaları adlı şiir kitabı ile tanımıştım. Kitapta yalnızca Tatarca değil, Türkiye Türkçesi ile yazılmış şiirler de var. Aralardaki metinlerden kitapların Türkiye’ye de ulaştığını ve şairin Türkiye’deki okurlarından mektuplar aldığını öğreniyoruz.

O kitapta en çok, 2. Dünya Savaşı sırasında yazılmış ve savaşın acılarını yansıtan Ey Rahim İlâh şiiri dikkatimi çekmişti.

Ey Rahim İlâh

İnsanlığı yıktı harbdenen şu bàr.
Kalmadı yâ Rabbî! Ne nâmus ne ar.

Mazlumların Kanı akıp taşıyor
Denâet, sinâat arşı aşıyor.

İnsanlık gömmülmüş, insanlar yoksul,
Olmuş hep ehlidil vicdansıza kul

Ya nasıl dayansın buna vicdanlar?,
Kıvranırken sefäletde insanlar.

Merhamet kalmamış, insanlık hiç yok,
Zebânîler gibi baş kesen pek çok.

Tutuşmuş bu alem tutuşmuş yanar,
Bir fert yok yâ Rabbi, ismini anar!

Mûcizen önünde âcizdir insan,
Şaşırdı kulların, kalmadı iz-ân.

Milyonlarca insan meskensiz ve ac,
Hastalar, mâlüller bulamıyor ilâc.

Hastahânelerde hiç yer kalmamış,
Can veren yaralıları almamış.

Göçmene, mâlûle yok bir mültecâ,
Bir gececik olsun, etsin iltica.

Ne iz var, ne eser mâmûr bilâddan,
Bilâddan, ki bâki yevmi milâddan.

Gülşenler mahvolmuş, kalmamış bir gül,
Ağlıyor bu hâle, ağlıyor bülbül!

Konalga kalmamış küçük bir kuşa,
Harâbeler artmış meş-ûm baykuşa.

Ne bağ va ne bağçe, hepsi kurumuş,
Dağları bir matem, kaygu bürümüş.

Bütün dağlar olmuş, kollar cesetler,
Cesetden yapılmış tanklara setler.

Cesetler üzerinden kurtlar türemiş,
O meş-ûm kartallar artmış, üremiş.

Bu levha sızdırır yürekden kanı,
Bülbüller, cerenler eder figânı.

Kalbleri eritir bu levhi mâtem,
yâ Rabbî! Ver artık bu işe hâtem!

Beşere yaptıkları bu ezâdan,
Cânîler muâfmıdırlar cezâdan?

Merhâmet et ya Rab!, Cemmigafîre,
Gönder mağrifetin mazlum nefire.

Emreyle meleklerin yere insin,
Akan mazlum kanı, akan yaş dinsin.

Etmekdense mazlum feryâdü enîn,
Gelsin artık gelsin, gelsin yevmiddîn!..

Kudretinle dünya haşrolsun varsın,
Bilsinler cânîler, ki birsin varsın.

Kurulsun kurulsun o yevmi mahşer.
Vahdâniyyetini tanısın beşer.

Emreyle çıksın o mudhis kâria,
Düşsün yıldırımlar, çaksın barika.

Olsun bütün dağlar kel-ihnilmenfûş
Olsun bütün suçlar yüzlere menkuş.

Medenî maskeli maskaralara
Tükürsek azdır yüzü karalara.

İnsanlık düşnanı bu denîlere,
Lânetler, bin lânet bu şenîlere

Allâhım!. Hâliksin, Kâdirsin, Kerim!
Saddak jâ İlahi!. sabrın çok derin!.

Kudretini göster hükmet ey Allâh!
Ey Azîm, ey Gafûr, ey Rahîm İlah!

Soukkan bugün bir daha karşıma çıktı. Hem de Helsingin Sanomat gazetesinin 30.7.1944 günlü sayısında Türkçe bir şiirle. Türkçe olması çok ilginç bir sürpriz, çünkü Helsingin Sanomat’ın dili Fince. Bu gazetede sanırım bir-iki yıl önce bir kere İsveççe bir yazı görmüştüm. Onun dışında Finceden başka bir dilde bir metni ilk defa görüyorum.

Şiirin adı “Nazlı Haydar” ve şiir 10 Temmuz günü Vuosalmi’de (bugün Rusya’da) şehit düşen Haider Nisametdin’e ithaf edilmiş. Yani Soukkan’ın bu şiiri de savaşın korkunç yüzüyle ilgili:

Nazlı Haydar!

Girdin sen toprağa, ey Nazlı Haydar!
Yüreğim kan ağlar, dopdolu keder,
Soukkan, hümeden takdire ni der?
Toprağa girmek var, ondan gelmeyiz.

Ecelde insaf yok, kıyar o cana,
Hiç bakmaz gençliğe, şöhrete, sana,
Uzattı pençesin bugün de sana,
Yarın sıra kime gelir bilmeyiz.

Senin’çün ağlıyor kardaş ve ana,
Can evin dağlıyor hem yana, yana,
Hepimiz bitkiniz yürekden yana,
Gönülden bu acıyı hiç silmeyiz.

Benzerdin filizli, genç bir şecere,
Bu anda benzersin camit hacere,
Mümkündür bir insan her iş becere,
Lakin bir şey var ki: ecel yenilmez.

Ağlarım çağlıyor gözlerimden yaş,
Canevim sarsıldı, oldum hurdehaş,
Acını kim dinler, kime idem faş?
Öyle bir acı ki: balla yenilmez.

Hepimiz, ağlarız yas döküp sana,
Doymayız ağlasak da kana, kana,
Şükretmek gerekdir ulu Mennana,
“Tanrım sen ne yapdın ne yapdın bize?” denilmez.

Yorum yazın

Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir.

M. K. Atatürk

SİTE HAKKINDA

Finlandiya özellikle Türkiye’de çok ideal bir ülke olarak görülüyor ancak aslında iyi bilinmiyor. Bu sitedeki Finlandiya konulu yazılarımla Fin tarihini, toplumunu anlatmaya çalışıyor ve yanlışları düzeltmeye çalışıyorum. Sitede başka konulu yazılarım da var.

Bu yazıların bazıları diğer platformlarda yayınlandı, ancak yer darlığından oraya giremeyen resim, video ve bağlantıları bu sitede bulabilirsiniz.

Yeni makalelerden haberdar olmak için lütfen sol taraftaki menüden e-posta yoluyla abone olunuz.

Bu sitedeki yazılar, aksi belirtilmedikçe atıf vermek kaydıyla ticarî amaç haricinde kopyalanabilir, dağıtılabilir ve yeniden kullanılabilir, ancak üzerinde hiçbir değişiklik yapılamaz.