Finlandiya’dan tıp, bilim, hayat, insan, doğa, kültür, tarih. Yazan: Çağrı Yalgın

Fin Kültürü ve Ahlâk Bilgisi

,

Beyaz Zambaklar Ülkesinde ve 27 Mayıs

Beyaz Zambaklar Ülkesi kitabının 27 Mayısçılar üzerine çok etkili olduğu söylenir. Bu iddiaya göre 27 Mayıs sonrasında Cumhuriyet gazetesinin, Milli Birlik Komitesi (MBK) üyeleri ile yaptığı anketteki “sizi en çok etkileyen kitap” sorusuna hep Beyaz Zambaklar Ülkesinde yanıtı gelmişti. Bir yerde ise anketi gazetenin değil Cemal Gürsel’in yaptırdığını okumuştum.

Kitabın 1978’de yayınlanan Fince baskısının önsözünde de bu iddia geçiyordu ve yazar David Hotham’ın da1972’de yayınlanan The Turks adlı kitabında bundan bahsettiği söyleniyordu. Holtham’ın kitabında iddiaya bir kaynak göremedim.

Kitap hakkında videolar yaptığım sıralarda Cumhuriyet gazetesi arşivini taradım. Kitabın adı, gazetenin yüz yıllık arşivinde defalarca anılıyor. 1930’ların gazetelerinde daha çok ilânlarda, 1990’larda ise daha çok yazılar içinde olumlu şekilde karşıma çıktı kitabın ismi.

Cumhuriyet, 30.5.1930

27 Mayıs döneminden iki yazı bulabildim. İkisi de gazetenin muhabiri Yaşar Kemal’in 27 Mayısçılarla yaptığı röportajlardan. Röportajlar gün gün, ayrı ayrı yayınlanmış.

Vehbi Ersü ile 25 Temmuz günü yayınlanan röportajında Yaşar Kemal şöyle yazmış:

Çok kitap okur. Gençliğinde bağllandığı kitaplara daha da öylesine bağlıdır. Beyaz Zambaklar Memleketini ve onun dünyasını çok severim, diyor.

Cumhuriyet, 22.7.1960

27 Temmuz günlü röportajda İrfan Solmazer ile Yaşar Kemal arasında şöyle bir diyalog geçiyor:

“Öğrencilik yıllarında bağlandığınız, etkisinde kaldığınız birkaç kitap adı verir misiniz.”

Hiç düşünmeden:

“Beyaz Zambaklar Memleketinde adlı kitap” dedi. Sonra ekledi, “Sakarya adlı bir piyes. Kral Oidipus. Babam Kral Oidipus’u çok severdi. Belki de ezbere bilirdi. Bana okumuştu. Ben de çok sevmiştim. Daha da severim.”

“Ya şimdi?…”

Durdu, bana mânalı mânalı baktı.

“Söylerim ama yazmanız şartıyla…”

“Yazarım,” dedim. “Ne söylerseniz yazarım. Mecburum.”

“İnce Mehmed…”

“Yazayım mı?” diye ikircikli sordum.

“Yazacaksınız. Mecbursunuz” dedi.

“Sonra?”

“Sonra Ekmeğimi kazanırken, sonra Faust.. Şimdi bu üç kitabı sevdim.”

“Hoşlandığınız başka şeyler?”

“Okumaktan çok hoşlanırım. Milli Mücadeleye ait ne buldumsa okudum. Milli Mücadelenin felsefesini yaptım. Klasik Batı Müziğini ve halk müziğini severim. Caz müziğinden nefret ederim..”

Önceki yıl Karar gazetesinde yayınlanan yazısına göre Abbas Bilgili de bunu araştırmış ve yukarıdaki iki üyeye ek olarak Mustafa Kaplan, Kâmil Karavelioğlu, Emenullah Çelebi isimlerini bulmuş.

Nadir Nadi’nin ve Şevket Süreyya Aydemir’in tanıklıkları

Konu, Cumhuriyet’in başyazarı Nadir Nadi’nin ayni gazetede tefrika edilen anılarında da geçiyor. Nadir Nadi, MBK üyelerinin iyi niyetli gençler olduğunu anlatıyor, fakat Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabından pek de sitayişle bahsetmiyor (22.10.1980):

Milli Birlik Komitesinin bütün üyeleriyle teker teker tanışamadım. Bir kaçı ile o zamanlar, bir bölümü ile daha sonraları arkadaşlığımız oldu. Bunların hemen hepsi iyi niyetli, pırıl pırıl gençlerdi. Askerlik mesleğinin dışında genel kültür olarak kendilerine pek bir şeyler verildiği söylenemez. Sorarsanız beğendikleri kitap diye (Beyaz Zambaklar Ülkesi)ni gösteriyorlardı. Doğrusu bu, üzerinde durulması gereken nazik bir konu. Yurt savunmasında görev almaya hazırlanan, adım adım Genelkurmay Başkanlığına dek önlerinde büyük olanaklar bulunan bu gençler, yüksek öğrenim yıllarında çağdaş dünyaya değgin esaslı bilgiler edinmeli değiller midir?

Cumhuriyet’te kitaba olumsuz bakan bir isim daha var, o da Yalçın Küçük. Bülent Ecevit’in İskandinavya gezisine dair bir yazıyı değerlendirirken “27 Mayıs’ın şafağında ortaya çıkan Beyaz Zambaklar Ülkesi efsaneleri”nden bahsetmiş (9.1.1976). Efsane, kitaptaki hikâyeler için bence gayet uygun bir sözcük. Bu konuya başka bir yazıda değineceğim, fakat şimdi isterseniz birkaç yıl önce bu konuda çektiğim videoyu izleyebilirsiniz.

Karar gazetesindeki yazısında Bilgili bir de Şevket Süreyya Aydemir’i alıntılıyor:

Şevket Süreyya Aydemir de bu söyleşiden bahsetme ihtiyacını duymuş ve kültür düzeyleri konusunda hayli aşağılayan ifadeler kullanmıştı. Onların çoğunun okuduğu kitabın Beyaz Zambaklar Memleketi olmasına değinirken, “Eh, sonra? Sonrası yok! Yahut bir veya ikisi Pollyana’yı okumuş. Hani şu masum genç kızın hikayesini!” dedikten sonra “Genç yaşta öğretmen okulları öğrencileri veya öğretmenler için, iki saatte okunacak çekici bir eser. Ama ihtilalcilere vereceği hiçbir şeyi yok. (…) O halde, bütün hayatında ve ders kitapları dışında nasılsa bu küçük esercikten, müstakbelin ihtilalcileri hangi dersi, hangi kültürü alabilirlerdi?”

Özetle

Cumhuriyet gazetesinin arşivinde MBK üyeleri ile yapılan bir ankete dair bir haber ya da yazı bulamadım. Röportajlarda birkaç kere kitabın adı olumlu olarak geçiyor. Tahminim, bu söyleşilerden bir noktada anket olarak bahsedilmeye başlandığı. Bilgili de aynı sonucu çıkarmış ve bunun izini metnin Rusça tercümanına kadar sürüyor.

Nadir Nadi, Yalçın Küçük ve Şevket Süreyya Aydemir gibi isimlerden 27 Mayısçıların bu kitaptan en azından bir miktar etkilendiğini öğreniyoruz. Bu etkinin boyutu nedir, darbe yapma kararında ne derece etkili olmuştur, bu konuda şimdilik sınırlı bilgimiz var.

Yorum yazın

Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir.

M. K. Atatürk

SİTE HAKKINDA

Finlandiya özellikle Türkiye’de çok ideal bir ülke olarak görülüyor ancak aslında iyi bilinmiyor. Bu sitedeki Finlandiya konulu yazılarımla Fin tarihini, toplumunu anlatmaya çalışıyor ve yanlışları düzeltmeye çalışıyorum. Sitede başka konulu yazılarım da var.

Bu yazıların bazıları diğer platformlarda yayınlandı, ancak yer darlığından oraya giremeyen resim, video ve bağlantıları bu sitede bulabilirsiniz.

Yeni makalelerden haberdar olmak için lütfen sol taraftaki menüden e-posta yoluyla abone olunuz.

Bu sitedeki yazılar, aksi belirtilmedikçe atıf vermek kaydıyla ticarî amaç haricinde kopyalanabilir, dağıtılabilir ve yeniden kullanılabilir, ancak üzerinde hiçbir değişiklik yapılamaz.